Kategoriler
Genel

KÖTÜ HABERİ GELDİ

Yağan yoğun kar yağışı maalesef kazaya namacıyla oldu .Kötü haberi sosyal medya hesabından açıkladı Yoğun kar yağışına Ankara’da yakalanan ünlü oyuncu Tamer Karadağlı, dün akşam saatlerinde kayan aracını denetim edemeyerek kaza yaptı. Çarptığı aracın şoförünü bulamayan oyuncu, sosyal medya hesabından davette bulunarak “Benim arabama vurup kaçsalardı çok sinirlenirdim. O yüzden aracın hasarını karşılamaya hazırım” diye söyledi Neredeyse bütün Türkiye’yi etkileri altına alan kar yağışına Ankara’da denk gelen Tamer Karadağlı, dün akşam saatlerinde kayan aracını denetim edemeyerek diğer bir araca çarptı. Çarptığı aracın hasarını karşılamak isteyen Karadağlı, sosyal medyadan duyuru yaptı.

“ANKARA CEHENNEMİ YAŞADI, BEN DE NASİBİMİ ALDIM”

Çarptığı arabanın fotoğrafını Instagram’dan paylaşan oyuncu, “Dün akşam Ankara kar cehennemi yaşadı ve bundan ben de nasibimi aldım. Ankara Şimşek sokağın üst doğrultusunda kırmızı Hyundai arabaya kayıp çarptım. Gerçi numaramı yazıp bıraktım ama o kağıt karda eriyip gitmiş olabilir. Benim arabama vurup kaçsalardı çok sinirlenirdim. O yüzden bu arabanın sahibi ya da tanıyan biri kendine iletirse sevinirim. Hasarı neyse karşılamaya hazırım” diye yazdı.

ÜNLÜ İSİMLERDEN DESTEK GECİKMEDİ

Tamer Karadağlı’nın bu anlamlı hareketine ünlü isimlerden de destek yorumları gecikmedi. Ömür Gedik paylaşıma “Bravo valla” yazarken eski rol dostu Pınar Altuğ da “Geçmiş olsun canım, sana yakışanı yapmışsın” yorumunu yaptı.

ARAÇ SAHİBİNE ULAŞTIK

ısa vakit içersinde vasıta sahibini bulan usta oyuncu, yeni bir paylaşım daha yaparak “Geçmiş olsun dilekleriniz amacıyla çok teşekkür ederim. Araç sahibini buldum” dedi.

Kategoriler
Genel

USTA BULDU

Katie adlı bayan on senedir hayatının en k’ötü vakitlarını geçiriyordu. Eskiden beri süreğen rahatsızlığı tespit edilen bayan hangi hekime gitse çözüm elde edemiyordu. Hiç beklemediği bir anda evine gelen onarımci, hayatını değiştirdi. İşte inanılması güç olayın
Katie, 3 çocuk annesi, mutlu bir bayandı. Son on senedir bedeninde oluşan, bilmediği rahatsızlıklar sebebiyle karamsarlığa kapılmış ve yaşamdan soğumuştu. Sürekli bitkin ve mutsuz olan Katie’nın bu hali iş arkadaşları yönünden da fark edilmişti.

Her gün kendini kötü hisseden bayan, hangi hekime giderse gitsin, olumlu bir dönüş alamıyordu. Yaşadıkları daha k’ötü bir hal alarak yine karşısına çıkıyordu. Hekimler da problemin ne bulunduğunu bilmiyor, psi’kolojik bir rahatsızlık olacağından şüpheleniyorlardı. Katie’nın kendisini daimi yorgun ve mutsuz hissetmesinin bambaşka sebebi meydana çıktı…
Hekimlerın yaptığı testler sonuçsuz kalıyordu!
Vücüdunda bir şeylerin t’ers gittiğini hisseden bayan daimi hekimlera başvuruyordu. Ancak hiçbir hekim Katie’nın hastalığına tam olarak tespit koyamadı. Gittiği her hastanede sonsuz test veren bayan, bundan sonra bu durumdan bunalmış bir duruma gelmişti.

Katie günlük gerilim ve iş ile kafaya çıkmakta çok büyük aksilik yaşıyordu. Kendisinde yaşanan değişiklığın de bundan kaynaklandığını düşünüyordu. Zaman geliştikçe bu kuramının de hatalı bulunduğunu fark etti. Sağlığında değişik bir problemin bulunduğunu biliyor ama ne bulunduğunu ile ilgili en küçük bir fikri bile yoktu.Basit bir yürüyüş bile bundan sonra z’or geliyordu…
Katie, gün geçtikçe sağlığını yitiriyor ve bunun karşılığında rastgele bir şey yapamıyordu. Daha evvel basitçe yürüdüğü yollar, bundan sonra onun amacıyla z’or geliyor, fazlasını tamamlayamıyordu bile. Baston ya da yürüteç olmadan evden çıkması bile olası değildi.

Kırk yaşlarında olan Katie, gövdesinin 80 yaşındaki bir bayandan farksız bulunduğunu söylüyordu. Hekimler h’astalığının tespitini dahi yapamazken, tedavi düşünmek nerdeyse imkansızdı. Vücudu süratli bir şekilde yaşlanıyordu. Katie, bu halin namacıyla bulunduğu ile ilgili en küçük bir fikire bile sahip değildi. Durumu ise her geçtiğimiz gün daha k’ötüye gidiyordu…


Kilit nokta evdeki onarım işleri oldu
Katie ne h’astalığı bulunduğunu öğrenmek amacıyla nerdeyse her gün hekime gidiyor, test yaptırıyordu. Kadındaki bu halin unsurunu öğrenmek isteyen Dr. Mary Beth Hensley, bir dizi araştırma istemişti.

Röntgen, EKG, beyin MR’ı gibi zorulu araştırmaleri yapan Katie, bir an evvel bedeninde ne bulunduğunu öğrenmek istiyordu. Dr. Hensley, “Katie amacıyla baştan aşağı her şeye bakıyoruz ama problemin unsurunu bir türlü anlayamıyoruz” şeklinde ifade etmiştiği bayanın hastalığını.

Katie gün geçtikçe daha da kötü oluyor, her şey bundan sonra ona çok zor gelmeye başlıyordu. İştahı yok, halsizlik derecesi artmış, bundan sonra evden bile çıkmak istemiyordu. Bu açıklanan baş gösterirken hekimler şaşkınlık içersinde bir başka testi istiyordu. Bütün testlerin neticesi ise gayet temizdi. Kadının bağışıklık sistemi sağlıklı bir bireyinki ile aynıydı. Herhangi bir aksilik yoktu.
Katie, bu hali biraz olsun değiştirebilmek amacıyla ev onarımat işlerine merak saldı. evinde kendi yaptığı küçük onarımatlar, biraz olsun ağrılarını dindirir ve iyileşme adımında kendine istek olur diye düşünüyordu. İşte bu sırada o merak ettiği problemin cevabını da almış oldu.

Banyo onarımi amacıyla anlaştığı usta hayatını değiştirdi
Katie, hem hastalığın verilen tükenmişlik hissini ortadan kaldırmak amacıyla hem de fiziksel etkinlik olması yönünden evinde onarım işlerine başlamıştı. Manevi olarak tükenmişlik evresine gelen bayana bu tür işler iyi gelecekti. Tamirata banyodan başlamayı isteye Katie, bunu tek başına yapamayacağını biliyordu.

Banyo onarımi amacıyla kendisinin bir an evvel usta bulması gerekiyordu. Ancak bulduğu ustanın 10 senedir çözülemeyen h’astalığın dermanı olacağını bilemiyordu.

Katie 10 sene süresince aynı sağlık p’roblemi ile boğuşuyordu. Bu hastalığın bir tek kendisinde bulunduğu fikrine kapılmış ama çözümünü de bilemiyordu. Evde ne kadar vakit geçirirse hastalığı da o derece ş’iddetleniyordu.

Ev onarımatı amacıyla anlaştığı usta, mucize denilebilecek bir bir şey keşfetti. Bu keşif gerçekleştirdikten sonra bayanın hastalığını meydana getiren halin bedeninde değil, evde bulunduğu anlaşıldı.
Su kazanını 10 sene evvel almışlardı…
Eve gelen usta banyo amacıyla işlemlere başlamadan evvel onarım edilecek eşyaları denetim ediyordu. Usta, Katie’ya su kazanını ne vakit aldıklarını sordu. Kadın, kazanın en son 10 sene evvel değiştiğini ifade ederek şaşkınlığını sürdürüyordu. Cevabı alan usta ve çırak birbirine baktılar. O dakikadan sonra Katie’nın hayatının bundan sonra tamamiyle değişeceğini kimse bilmiyordu…

Usta kısa bir araştırmanın sonrası su kazanının h’atalı bağlantı ile takıldığını anlamıştı. Kazan, eve karbonmonoksit sızdırıyordu. Bu halin çözülmesinin sonrası Katie evde kendisini namacıyla k’ötü hissettiğini anlamıştı. Su kazanı, az miktarda karbonmonoksit sızdırdığı amacıyla ö’lümcül değildi ama daimi yorgunluk, halsizlik gibi açıklanan göstermesine namacıyla oluyordu. Usta sızıntıyı giderdiğinde Katie bir ay içersinde eski halina döndü.

Kategoriler
Genel

HANGİ İLÇE

Türkiye 2023 seçim atmosferine girmeye başladı Muhalefet hala bir aday çıkarabilmiş değil Reisi Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına bir aday bile çıkaramıyorlar bol keseden atıp tutup vaatlerde bulunuyorlar ama bu vaatleri vatandaşlar yutmuyor ulusal seçimler evveli namus sözü veriyorum kimse işten atılmayacak diyen Kılıçdaroğlu sözünü tutmamış Chp’li belediyeler onbinlerce bireyi işten çıkarmıştı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Konya Akşehir’de Büyük Yörük Türkmen Buluşması’na katıldı.

KILIÇDAROĞLUNDAN ÇOK KONUŞULACAK BİR VAAT GELDİ

Kılıçdaroğlu burada her vakit yaptığı gibi havadan vaatler vermeye devam etti Akşehir’in tarihi bir yer olduğunu bildiren CHP lideri, ilçeyi il yapacaklarını konuştu Evet Akşehir’e üçüncü gelişim. Gazi Mustafa Kemal’i düşünün. Samsun’a çıktı. AmAsya’ya gitti. Erzurum’a gitti. Sivas Kongresi’ni topladı. Bu illerin tamamı şu anda il. Bazıları büyükşehir. Akşehir tam 22 kez gelip, burada çalıştığı; Milli Kurtuluş Savaşı’nın asıl karargahı olan Akşehir… Diğerleri il. Akşehir niçin il değil

Tarih istiyorsanız Akşehir. Bağımsızlık savaşının asıl karargahı olan Akşehir. Yani bizim kültürümüzün yerleşkesi Akşehir. İl yapacağız. Bu işin sağı solu yok. Bu işin tarihi var. Tarihe saygı duyuyorsanız Akşehir’e de saygı duyacaksınız. Milli Kurtuluş Savaşı’nın ne olduğunu biliyorsanız Akşehir’i de bileceksiniz. Milli Kurtuluş Savaşımızın kara kutusu Akşehir’dir. Tüm kararların alındığı yer, Akşehir’dir.

“NAMUS” SÖZÜYLE VERDİĞİ VAAT HAVADA KALDI

Verdiği vaatlerin nerdeyse tamamı havada kalan Kılıçdaroğlu’nun Akşehir ile alakalı sözlerini alaya alan vatandaşlar “dünyayı sallayan bomba vaat” yorumunda bulundu.

Kategoriler
Genel

OĞLU KİM

KENDİSİ ÜNLÜ FAKAT OĞLU KENDİSİNDEN DE ÜNLÜ! YEŞİLÇAM’IN S’ARHOŞ ADAMI MACİT FLORDUN’UN OĞLU BAKIN KİM ÇIKTI!

Türk sinemasının “en s’arhoş” karakterlerinden olan Marmara Kazım’ın az tanınan bir özelliği meydana çıktı. Evdeki Yabancı, Binbir Gece gibi mühim yapımlarda yer alan Tardu Flordun, en büyük kahramanının babası Macit Flordun olduğunu söyledi…

Türk sinemasının “en sa’rhoş” karakterlerinden olan Marmara Kazım’ın az tanınan bir özelliği meydana çıktı. Evdeki Yabancı, Binbir Gece gibi mühim yapımlarda yer alan Tardu Flordun, en büyük kahramanının babası Macit Flordun olduğunu söyledi…

Türk sinemasının “en sarhoş” karakterlerinden olan Marmara Kazım’ın az tanınan bir özelliği meydana çıktı. Evdeki Yabancı, Binbir Gece gibi mühim yapımlarda yer alan Tardu Flordun, en büyük kahramanının babası Macit Flordun olduğunu söyledi…

Türk sinemasının “en s’arhoş” karakterlerinden olan Marmara Kazım’ın az tanınan bir özelliği meydana çıktı. Evdeki Yabancı, Binbir Gece gibi mühim yapımlarda yer alan Tardu Flordun, en büyük kahramanının babası Macit Flordun olduğunu söyledi…

Kategoriler
Genel

BAKIN NE DEMİŞ

Ecevit’e yazar kasa fırlatan esnaf bugünkü ekonomiyi yorumladı: İki aydır ülkede bir düzelme var 2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yazar kasa fırlatarak ülke ekonomisini protesto eden Ahmet Çakmak, yaptığı eylemden dolayı pişman olmadığını belirterek “Bugün ekonomik kriz var diyorlar. Evet, bir sıkıntı olabilir. Son iki aydır ülkede bir düzelme var. Aldığımız maaşlar düzeldi. Marketler fiyatlarını sabitledi. Şu an ben gidişattan memnunum ama 2001 yılında ülkenin yüzde 40’ı gecekondularda yaşıyordu” dedi.

Türkiye’nin ekonomik krizle boğuştuğu 2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yazar kasa fırlatma eylemiyle gündeme oturan, o dönem 35 yaşında esnaf olan Ahmet Çakmak, yıllar suskunluğunu bozdu.

“BENİM İÇİN SIRADAN BİR OLAY”

Çakmak, 2001’de yaptığı eyleme ilişkin, haklı olduğunu, şu dönem içinde emekli olduğu için emeklilerin hakkını savunmaya çalıştığını vurgulayarak, “Benim için çok sıradan bir olay. İçine düştüğüm ruh halimi gösterebilmek için Başbakan Bülent Ecevit’e durumumu ilettim. Ben Ecevit’in şahsıyla ilgili o günden bugüne kadar hiç kötü bir laf etmedim. Yazar kasa atmadan önce Bülent Ecevit ya da herhangi bir yetkiliyle görüşme şansım olmadı.

Yapacağım eylemden önce kendimi emniyet ekiplerine ihbar ettim ama ciddiye alınmadım. O zaman dükkanım batmıştı ve borçluydum. Bu beceriksizliğin sorumlusu ben değildim. Bu durumu sorumlulara iletme ihtiyacıyla onlara ulaşmak istedim ama hiç bir şekilde ulaşamadım. Birileri çıkıp sosyal medya üzerinden ‘Yok bunu Milli İstihbarat teşkilatı yaptırdı. ‘Yok bunu devlet yaptırdı, yok bunu AK Parti yaptırdı’ gibi iddialar yazıldı. Sanki bu ülkede 20 yıl önce emniyet güçleri yoktu. Herkes eleştirisini hakarete varmadığı sürece yapabilir. Her türlü eleştiriyi duyuyorum” ifadelerini kullandı.

“EVE GİDİP GARDIROBUN TAHTALARINI YAKMAYA BAŞLADIK”

2001 ile günümüz bugünü kıyaslayarak genel konjonktürü ele alan Çakmak, “Kasayı fırlattım sonra eve gidip gardırobun tahtalarını yakmaya başladık. Koltukları yaktık. Sobada yakabileceğimiz ne varsa evde onu yaktık. Bugün ekonomik kriz var diyorlar. Evet, bir sıkıntı olabilir. Son iki aydır ülkede bir düzelme var. Aldığımız maaşlar düzeldi. Marketler fiyatlarını sabitledi. Şu an ben gidişattan memnunum ama 2001 yılında ülkenin yüzde 40’ı gecekondularda yaşıyordu. Herkes soba kullanıyor, ekmek kuyruklarında bekliyordu. İnsanlar hastane kapılarında rehin kalıyordu” şeklinde konuştu.

“BANA BÜYÜK HAKARETLERDE BULUNUYORLAR”

Sosyal medyadaki trol çetelerinden bahseden Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Özgür Özel’in ‘8 bin kişilik trol ağını ortaya çıkardım’ ifadelerine karşılık sosyal medya üzerindeki binlerce trol hesabı tespit ederek dava açtığını belirten Çakmak, “Ben 6 bin 150 kişiyi tespit ettim. Onlara CHP’li demiyorum ama ben onların CHP’ye oy veren insanlar olduğunu söylesem, bunları belgeleriyle Özel’e sunsam ne diyecekler. İnsanlar bir tarafı dinlediği zaman o tarafa yüzde yüz hak veriyor. Bir de karşı tarafı dinleyin. 6 bin 150 kişiyi mahkemeye verdim. Bana büyük hakaretlerde bulunuyorlar. Ölüm tehditleri alıyorum. Ben hiç bir yere çıkıp da 2 gün sonra ölürsem suçlusu şudur diyerek mektup bırakmadım” dedi.

Kategoriler
Genel

ORTALIK KARIŞTI

YouTube’daki Babala TV kanalında yaptığı Mevzular Açık Mikrofon programıyla gündemde olan Oğuzhan Uğur, Mayıs ayındaki seçimle ilgili yaptıkları anlaşmayı duyurdu. Uğur “AA ilk defa seçim günü bir YouTube kanalı ile veri paylaşacak. O da biziz, ana akım medyadan geri kalmayacağız” dedi. Bu açıklama ile ortalık birden karıştı.. Mevzular Açık Mikrofon’da siyasi liderleri ve parti temsilcileri ağırlayan ve programları uzun süre gündemden düşmeyen YouTube yayıncısı Oğuzhan Uğur, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimler için hazırlıklara başladı.

“ANA AKIM MEDYADAN GERİ KALMAYACAĞIZ”

Seçim akşamı özel bir yayın yapacaklarını duyuran Oğuzhan Uğur paylaşımında şu ifadeleri kullandı: Anadolu Ajansı, tarihinde ilk defa seçim günü bir YouTube kanalı ile veri paylaşacak. O da biziz. Yani ana akım medyadan geri kalmayacağız. Ayrıca merkezlerinde bir muhabirimiz de hazır bulunacak. Şaşırtıcı ama güzel bir gelişme. Çok teşekkür ediyoruz. Elbette birçok veri kaynağımız var. Bu izin ayrıca önemliydi”

“BİR SIKINTI OLURSA BİZİM CANLI YAYINA BAĞLANABİLİRSİN”

YouTube’da uzun süredir yayınlar yapan ve seçimlerde de özel programlarla izleyici karşısına çıkan gazeteci Cüneyt Özdemir, Uğur’un paylaşımına esprili bir yanıt vererek “Oğuzhan bizimle de paylaşıyorlar güzel kardeşim. Mesele birincilik değil de bilginin doğruluğu. Bir sıkıntı olursa bizim seçim özel canlı yayınına bağlanabilirsiniz” dedi.

Yapılan paylaşımları takip eden Show Ana Haber spikeri Dilara Gönder de Uğur ve Özdemir’e “Şöyle ki aslında sadece size de değil, Anadolu Ajansı’nın şartlarını yerine getiren diğer yayıncılar da faydalanabilir. Ancak internet bazen canlı yayında sorun çıkarabiliyor, siz de bundan dolayı sıkıntı yaşarsanız bizden doğru bilgiyi takip etmeye devam edebilirsiniz. Eminim herkes şahane bir yayın yapacaktır. Ayrı yerlerden de yapıyor olsak aynı heyecanı oy veren herkesle birlikte paylaşıyor olacağız” yanıtını verdi.

“ORTALIK KARIŞTI VAZİYET ALIN”

Dilara Gönder’e esprili bir yanıt veren Özdemir ise “Dilara hanım sonuçta siz de bizim yorumlara bakıp aktaracağınız için haberleri sıkıntı yok. Siz de bağlanabilirsiniz sıkıntı yok bizim için” dedi. Oğuzhan Uğur ise konuşmaların ekran görüntüsünü “Ortalık karıştı vaziyet alın” notuyla paylaştı.

“BU YIL SEÇİM YOUTUBE’DAN İZLENECEK”

Oğuzhan Uğur’un seçim anlaşmasını duyurmasının ardından, Cüneyt Özdemir kendi kanallarındaki çalışmayı da paylaştı. Seyircili bir yayın yapmaya hazırlandıklarını duyuran Özdemir ” Bence bu yıl seçim kesinlikle YouTube’dan izlenecek. Orası şimdiden kesin.

Kategoriler
Genel

BAKIN HANGİ PARTİLER VAR

Ankara’da kurmaylarıyla birlikte gazetecilerle bir araya gelen Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Demokratik Sol Parti, Zafer Partisi, Adalet Partisi ve Doğru Parti’yle görüştüklerini ve yeni bir ittifak oluşturacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ı seçim tarihi olarak açıklamasının ardından seçim hazırlıkları hızlandı. Ankara’da bir otelde partisinin kurmaylarıyla birlikte gazetecilerle buluşan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, “4. ittifak” açıklaması yaptı.

“6’LI MASANIN BU İTİRAZI BİZİ MEMNUN ETTİ”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce partisinin Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte Ankaralı gazetecilerle buluştu. Gazetecilerle birlikte kahvaltı yapan İnce, “Altılı Masa’ya teklifim 26’lı masa kurun seçmen listesini araştıralım. Sandıklara sahip çıkalım. Bu konuda işbirliği yapalım” dedi. Dün gerçekleştirilen 6’lı Masa toplantısı sonrası, 6’lı masanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasaya göre tekrar aday olmasına getirilen itirazdan memnuniyet duyduğunu ifade eden İnce, 6’lı masaya seslendi. İnce, “Anayasal tartışma var. Altılı Masa’nın bu tartışmaya itiraz etmesi bizi memnun etti. Dün akşama kadar hiç konuştukları yoktu. Yeneceğiz diyorlardı ilk kez bu konuya değindiler. Türkiye şans devleti olamaz. Nasıl olsa yenilecek onu mağdur etmeyelim demek olmaz. Böyle siyaset olmaz. Önce anayasaya uygun mu değil mi bakacaksınız” ifadelerini kullandı.

SEÇİM GÜVENLİĞİ

6’lı masaya seslenen İnce, seçmen listesini hep birlikte taranması gerektiğini 62 milyon seçmenin incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Altılı masaya sesleniyorum. Kimi aday yapacağınızı açıklayın, seçim sonrasına bırakmayın. 51 gün yetmiyor. Bunu yapan biri olarak söylüyorum.

13 vilayete gidemedim. Biz üyelerimizle adayımızı seçeceğiz. Altılı değil 26 masa kurun seçmen listelerini tarayalım. 62 milyon seçmeni inceleyelim, bu konuda masa kuralım. 200 bin sandığı nasıl sağlayacağımızı 26’lı masa kuralım, sandıkları kontrol altına alalım. YSK’dan daha iyi örgütlenmişler de şu da bu da hiç inanmıyorum buna” dedi. 4. ittifak geliyor! Muharrem İnce görüştükleri 4 partinin isimlerini verdi

6’LI MASANIN ADAYINI AÇIKLAMAMASI

Genel bir değerlendirme yaptıktan sonra basın muhabirlerinin sorularını yanıtlayan ince kendisine yöneltilen,”Altılı masanın adayını açıklamamasını neye bağlıyorsunuz?” sorusuna şöyle cevap verdi: Görüşümde değişiklik yok. Siyasi parti genel başkanı aday olmamalı görüşünü hiç desteklemedim. 2018’de İnce cumhurbaşkanı adayıyken genel başkanlık koltuğunu bana vermeliydi. Kemal Bey cumhurbaşkanı adayı olmalıdır ve olmuyorsa koltuğu da ona vermelidir. Kılıçdaroğlu aday olmalı. Altılı Masa içerisinde başka türlüsü mümkün değil bunun.”

4. İTTİFAK GÖRÜŞMELERİ

Demokratik Sol Parti, Zafer Partisi, Adalet Partisi ve Doğru Parti’yle görüştüklerini yeni bir ittifak oluşturacaklarını ifade eden İnce, kendisine yöneltilen “ittifakınızda kaç parti var” sorusuna ilişkin, “Şu anda görüştüğümüz partiler, Zafer Partisi, Adalet Partisi, Doğru Parti ve Demokratik Sol Parti’dir. Onların iznini almadan bir şey söylemek istemiyorum ama konuşuyoruz ortak metinimizle ilgili. Mutabık olduğumuz pek çok alan var. Tartışmalı bir kaç alan var. Onları bir netleştirelim 6 Şubatla ilgili kesin bir tarihimiz yok” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
Genel

EKMEK

Bursa’nın en çok ekmek satan fırınlarından birinin sahibiyim.

Her gün satılan binlerce ekmek diyebilirim. İçeri giren çok olur ekmek ister, genellikle veririz ücretsiz diye alır gider.

Üst kattayım, kameralara bakmaktayım. Bir abla var, ilk defa karşılaşmaktayım. Kapının önünde 10 dk. oldu, bir sağa bir sola dolanıp durdu.

Kuyumcu olsak h’ırsız sanki bizi soyacak. Ama ne öyle bir durumu var, ne de akılsız değil ya fırını soyacak kadar.

Baktım ki içeri gireceği yok. İndim aşağıya, geçtim tam karşısına : Ablacığım bir şeye mi baktın? dedim.

Yok abi, rahatsız ettim sizi, hayırlı işler dedi ve yola doğru ilerledi.

Elini tutan küçücük kız çocuğu çekiştiriyor: Anne ne olur gitmeyelim, söylüyordu .

Seslendim ablaya:….
Kardeşim bana bir bakarmısın?

Duymamış gibi yaptı, ama ikinci de durdu ve dönüp baktı.

‘’Ablacım dedim vaktin varsa buyurun içeriye.

Konuşmadı, çocuğunun yüzüne baktı kafasını s’alladı, dükkanıma adım attı.Bak abla dedim. Bizim bu dükkana çok ekmek almaya gelen olur, parasız alırlar. Biliyorum bazı durumlarda de beni kandırıyorlar. Ama olsun diyorum, ben bunun bereketi ile binlerce satıyorum.

Ama ilgi ettim sen üç defa döndün kapıdan tam içeri girecekken. Var mı ihtiyaç? Ne olur varsa söyle.

Çaylarda geldi o arada, işaret ettim ve istedim masaya simit ve poğçada.

Önce yiyin sonra konuşalım dedim.

O çocuğun ve ablanın çiğnemeden, ağzındaki bitmeden yine ısırışlarına tanıklık ettim.Aç kardeşim bunlar, bu tür mi yer aç olmasalar. Abla bir soluk aldı, ikinciye gelen çaydan yudumladı ve başladı anlatmaya :

Abi, dün eşim eve bir bayan getirdi. Terk edin anında burayı dedi. Evden çıktığımda saat gece ikiye gelmekteydi.

Önce bir otobüs durağında oturduk. Sonra baktım ki başımıza bir hal gelecek, bir karton bulduk ve Emirsultan Mezarlığı’nda uyuduk.

Tamam da beş kuruş vermedi ki adam bana. Çıktık işte bir mont ve ufak bir çantayla.

Acıktık tabii sabah olunca. Ama beş kuruş yok ki yanımda. Bir akrabam var ama o da çok uzakta. 2030 TL lazım ki gideyim yanına.Telefonumu da vermedi, satacak besbelli. Arayamadım da kimseyi.

Acıkınca da, kızım da elimden tutup senin fırının önünde durunca, girmedim içeriye istemeye utandım .

Bak nasıl gülüyor evladım, karnı doydu diye. Sevindirdin ikimizi de. Tanrı razı olsun, bu dükkanın hep müşteri ile dolsun, dedi.

Annem vefat etmişti geçtiğimiz hafta. Oturuyordu 21 senedir alt katımda. Aklıma orası geldi bir an da. Hem boş, hem de eşyalı.Şimdi götürsem eve bu ablayı hanım ne der acaba?

Anlattım ablaya. Burada çalışmak istermisin dedim? çocuğun ile gel hem karnını doyur hem de yardım et .

Zaten diğer çaresi de yoktu. Öyle sevindi ki, ayağa kalktı elimi öpmek istedi.Eşimi aradım, o da çok sevindi. Ben gelip onları araba ile alayım anında dedi.Üç aydır abla iş zamanında yanımda, akşam alt katımızda. Çok mutlular kızıyla. Kira almıyoruz, faturaları biz ödüyoruz, evladımız yok onun kızını evlat gibi seviyoruz.

Bugün baktım, bir bayana iki ekmek verdi. Parasını istemedi. Sonra çantasından para alıp kasaya bırakıverdi.

O da birine iyilik gerçekleştirmek istemişti. Sesimi çıkarmadım. Görmemiş gibi yaptım. Ellerimi açıp Tanrı’a sayısız şükrettim, bunca sene sonra bana bir kardeş ve evlat yolladığı amacıyla teşekkür ettim.

Kategoriler
Genel

MENDİL

Mendil Alır Mısın
Murat Genç bir delikanlıydı ve mendil satıyordu. “abla – abi mendil alır mısın?” sorusu ile aldığı cevaplar onun yaşamının tüm hikayesiydi aslında; ya da dışarıdan öyle görünüyordu…“Mendil Alır Mısın?” Sorusuna “Hayır” Dedi! Hayatının Şokunu Yaşadı…
Mendil Alır Mısın


“Mendil alır mısın abi?” diyerek yanıma yaklaştı. Ben ise“hayır teşekkür ederim. Mendilim var” dedim. Murat ise “al olsun yarın kullanırsın” dedi gülümseyen yüzüyle. Ben de “ne kadar” diyip sonrası parayı uzattım ve “mendil kalsın ihtiyacım yok” dedim. Murat bu cevaba biraz kızarak “ben dilenci değilim, olmaz öyle şey” dedi. “Peki” diyerek mendili aldım ve ismini sordum. İsminin Murat olduğunu öğrendikten 19 yaşında olduğunu öğrendim. “Annen baban yok mu?” diye sorduğumda ise annesini ve babasını hiç tanımadığını da üzülerek öğrendim. “Nerede oturuyorsun, nerede yaşıyorsun?” diye sorduğumda ise bana “her yerde” cevabını verdi. “Nasıl her yerde?” sorusuna ise “sizin gibi kendimi baskılamıyorum her yerde yaşıyorum” dedi.

 

Mendilleri kimden ve ne kadar aldığını sorduğumda Sakallı Mehmet Amca’dan 50 kuruşa aldığını söyledi. “Sen bu işten para kazanmıyor musun?” diye sorduğumda ise “karşılıksız iyilikten ne anlarsınız siz” dedi gülümseyerek. Sonrasında şu şekilde devam etti; “bir gün bir abla ağlıyordu ve yanına yaklaşarak mendil ister misin diye sordum bana –defol git başımdan- dedi ama ben ona mendil satmayacaktım ihtiyacı var diye verecektim ve ondan gizli çantasına mendil koydum” dedi. Bende hem şaşırmış hem duygulanmış bir şekilde “bana bir yıllık mendil ihtiyacımı sağlar mısın? Parasını peşin olarak vereyim sana” diye sordum. Bana “hayır” diyerek mükemmel bir cevap vermişti. Başını iki yana salladı ve hem biraz kızgın ama hala yüzünde gülümseme devam ediyor şekilde bu sefer “olmaz” dedi. “Bütün mendilleri alırsan o vakit tüm günlerimi de satın almış olursun. Satılık olan şey sadece mendiller, benim günlerim değil” dedi. “Bırak o günlerim bana kalsın” diyerek adeta hüzne boğmuştu beni…

Kategoriler
Genel

BELİRTİLER

BU BELİRTİYE DİKKAT KALBİNİZİN ARTIK BİTME NOKTASINA GELDİĞİNİ GÖSTERİYOR

Bu belirtiye ilgi! Kalbinizin bundan sonra bitme
TÜİK istatistiklerine göre miyokard enfarktüsü, en çok tanınan tanımıyla kalp k’rizi nedeniyle her sene yüz binlerce vatandaşımız hayatını kaybediyor. Yapılan incelemeler ve bilinçlendirme çalışmaları yardımıyla de milyonlarca vatandaşımız da kalp k’rizinden korunmayı başarıyor. İşte kalbinizin ve damarlarınızın kötü halde bulunduğunu gösteren en mühim belirtiler…

Kalp krizi, kalbe kan akımı gerçekleştiren damarlardan birinin dakikalar-saatler arasında tıkanması ile meydana gelen bir durumdur. Kalp sürekli yüksek miktarda oksijen ve yakıta (gıda maddesi) gereksinim duyan bir organdır. Kalp damarları içersinde süratle meydana gelen ve damarı tıkayan bir pıhtı oksijen ve gıda akımının kesilmesine yol açar. Bu maddelere her saniye gereksinim duyan kalp kasında kan akımın kesilmesi ile evvel kasılma fonksiyonu bozulur, sonra da dokular hayatiyetini kaybeder. Bir noktadan sonra ise kayıplar bundan sonra geri gelmez. Bu denli ciddi bir sağlık halini kesinlikle takip etmek ve denetim altında tutmak gerekir. Peki, kalp sağlığının takibi amacıyla hangi sendromlara ilgi etmek gerekir?

AŞIRI TERLEME

Spor, etkinlik ya da egzersiz gibi haller esnasında normalden çok terleme bulguları veriyorsa kalp hastalığı p’roblemi ile karşı karşıya olabilirsiniz. Çeşitli kalp problemlerinden biri olan terleme birtakım şahıslarda aşırı düzensiz ve soğuk terleme olarak ortaya gelmektedir. ÇENE AĞRISI Çenede ortaya gelen her ağrı, diş ve ağız p’roblemleri olarak bilinmesine rağmen, çenelerde meydana gelen ağrının diğer mühim nedenlere de sebep bulunduğu eksperler yönünden söylenmektedir. Ağız ya da çene bölgesinde zonklama, u2yuşukluk gibi hallerın hissedilmesi yansıyan ağrı durumundadır. Bu sinyaller öneme alınmalı bilhassa çenenin sol evresinde ortaya gelen ağrı kalp k’rizinin mühim bulguları arasında gösterilmektedir.