Kategoriler
Genel

beşten büyük

Anladınızmı “Dünya beşten büyük” ne demek?
Bir muhabereın dünya muhabereı ismini alabilmesi amacıyla bir koşul var; tanımında yok belki ama realitede var. Dünya muhabereları Avrupa kıtasında yaşanıyor. Senelerdir konuşulur, yeni bir dünya muhabereının eşiğinde miyiz diye. Suriye’deki iç muhabere da baktığınızda ABD ve Rusya’nın karşı saflarda bulunduğu bir muhaberetı. Aynı şekilde Koalisyon Güçleri içersinde yer alan Fransa, Almanya, Hollanda gibi ülkeler de Suriye muhabereında taraftı. Türkiye ise muhabere anında yanı başında gerçekleştiğinden, muhabereın göç yükünü çekmek halinde kaldığından ve en muhimi de Suriye’de vekalet muhabereı veren güçlerin anında tamamı yönünden sarfedilen P’KK ve D’EAŞ’ın hed’efinde bir ülke olmasından günümüz tarafsız tutumunu gösteremedi.

Gösteremezdi de. As’keri varlığını hissettirene kadar muhabere resmen ülkemiz sınırlarından içeriye sokulmaya çalışılıyordu. Dolayısıyla Türkiye buna mani olmak ve ter’ör oluşumlarının İstanbul dâhil büyük şehirlerimizde yaptıkları sal’dırıları sona erdirmek amacıyla sınır ötesi ope’rasyonlara ve kara harekâtına mecbur kaldı…

Bugün tek ses olan Avrupa’nın Suriye’deki muhabereta en mühim gündemi, Suriyelilerin Türkiye’yi aşıp Avrupa’ya geçmelerine en’gel olmaktı. Şimdi Ukraynalılara açık kapı politikası uyguluyorlar, mülteciler amacıyla lüzumlu gördükleri hiçbir işlemi uygulamadan üstelik.

Yani demem o ki Ukrayna’da karşı karşıya gelen güçler, söz hususu Suriye bulunduğunda vekilleriyle iş gördüler. Suriye muhabereı bir sil’ah piyasası olarak anlamlıydı. Ö’lenin de ö’ldürenin de onlarla bir ilgisi yoktu. Türkiye muhabereın en başından beri ısrarla güvenilir bölge talebinde bulundu. Bu hem muhabereın derinleşmesine mani olacak, hem Esad’ın demografiyi değiştirmesini engelleyecek, hem böylelikle Türkiye göç ve ter’ör olaylarıyla bu denli uğraşmak mecburiyetinde kalmayacaktı. Tabii bunların hiçbiri Avrupa’nın ve ABD’nin umursadığı şeyler olmadı.

Gel gelelim Rusya Ukrayna’yı işgale kalktığında herkes hep birlikte üçüncü dünya muhabereından söz eder oldu. Birinci Dünya Sav’aşı, imparatorlukların paylaştırıldığı bir sonla neticelendi. Osmanlı en çok kaybedeni oldu muhabereın.

2. Dünya Sav’aşı, denilen o ki Avrupa’nın travmasıdır. Bir daha Avrupa topraklarında muhabere olmasın diye Almanya’nın sil’ahsızlandırıldığı bir sistem kuruldu. ABD’nin Avrupa’ya hami bulunduğu bir sistem…

Şimdi tekrar bir dünya muhabereından söz ediliyor. Çıktı diyen de var, “Zelenskiy aklına yan’sın, onu Rusya’ya diklenmeye kışkırtanların hiçbirini günün sonucunda gerisinde bulamayacak” diyenler de…

Sav’aşın şu durumuyla bile yeteri kadar büyük maliyeti oldu, pandeminin yol açtığı ekonomik k’rizi bütün dünyada derinleştirdi. Her şeyin ABD yönünden denetim edilebildiği, dolar cinsinden olmayan bir ödemenin yapılamadığı, kredi kartlarının gene yalnız ABD menşeili şirketler vasıtasıyla uluslararası tüketiminin olası bulunduğu, kimsenin parasının küresel finans ağında güvende olmadığının anlaşıldığı ve bu sistemi bypass eden yeni araçların araştırıldığı bir vasat meydana çıktı.

Şu karmaşa ve ikiyüzlülükler içersinde Türkiye’nin aldığı pozisyon, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öteden beri dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” ikazını hem de “Daha adil bir dünya olası” şiarını bir kez daha dünya kamuoyuna hatırlattı.

Hiç istemeyiz, yeni bir dünya muhabereı çıksın. Türkiye’nin, Antalya’da Ukrayna Dışişleri Bakanı ve Rus Dışişleri Bakanı’nı bir araya getirmesi, sonrası 17 devlet başkanı, 80 bakan, 35 uluslararası kurum temsilcisiyle çok sayıda ülkeden 2 bin 500 katılımcının iştirak ettiği Antalya Diplomasi Forumu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buradaki hitabı, Türkiye’yi istikrarlılaştırıcı, uyumlulaştırıcı, ihtilafları izale edici bir diplomasinin kuv’vetli aktörü olarak öne çıkartıyor.

Doğu Akdeniz’deki haklarından ödün vermeyen, Karabağ’daki as’keri başarının sonrası Ermenistan ve İsrail ile de ilişkileri normalleştiren bir ülke Türkiye. BAE ile tekrar başlayan ilişkileri de göz önünde bulundurunca, bundan sonra sırada Mısır’ın bulunduğunu daha rahat söyleyebiliriz.

Türkiye zor geçtiğimiz 10 yılın sonrası bölgesi amacıyla onarıcı ülke misyonunu üstlenmiş durumda. Küresel aktörlere de yardım etmeye hazır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir