Kategoriler
Genel

MİLYONLARCA EMEKLİ

Pandemiyle beraber evden çalışma yaygınlaşırken bu birtakım ris’kleri de yanısıra getiriyor. Çalışma biçiminin sosyal emniyet yönünden hangi statüde değerlendirileceği hususundaki belirsizlik, emeklilik hakkını teh’likeye sokabiliyor.


Evden çalışma süratle yaygınlaşırken, mevzuattaki boşluklar çalışanlar yönünden birtakım riskleri yanısıra getiriyor. Çalışma biçiminin sosyal emniyet yönünden hangi statüde değerlendirileceği hususundaki belirsizlik, emeklilik hakkını teh’likeye sokabiliyor.

Yar’gıtay, evden çalışmaların hangi durumda 4/a, hangi durumda 4/b statüsünde değerlendirileceğine dair mühim bir içtihat kararı verdi. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi…Teknolojideki ilerlemeler yeni çalışma modellerini gündeme getirdi. Uzaktan çalışma, evden çalışma, freelance çalışma şeklinde adlandırılan yeni çalışma modelleri pandemi ile beraber daha da yaygınlaştı.

İşyerine, büroya gitmeden çalışanların adedi her geçtiğimiz gün artıyor. Klasik işçi işveren temasına dayanmayan yeni çalışma modelleri, çalışanların sosyal emniyet haklarını da etkiliyor. Bir işverene bağlı olarak hizmet akdi (iş sözleşmesi) ile çalışanlar sosyal emniyet bakımından 4/a (SSK) statüsünde değerlendiriliyorlar. Bunların sosyal emniyet primleri işverence yatırılıyor. Hizmet satın alımı sözleşmesi ile “kendi adına bağımsız” çalışanlar ise 4/b (BAĞ-KUR) statüsüne tabi tutuluyorlar.

Bunların sosyal emniyet primlerini kendilerinin yatırmaları gerekiyor.4/a statüsünde çalışanlar, ilk defa sigortalı çalışmaya başladıkları tarihe göre değişmekle beraber azami 7200 gün prim ödeyerek emekli olabilir iken, 4/b statüsünde çalışanların en az 9000 gün prim ödemeleri gerekiyor.

Uzaktan çalışma esnasında kimi işveren, daimi bir iş teması varbulunduğu durumda vergi, prim, kıdem taz’minatı gibi yükümlülüklerden uzak durmak amacıyla hizmet alımı sözleşmesi gerçeklştirmeyi tercih ediyor. Bu da sonradan da’va hususu olabiliyor.

Yar’gıtay kararına husus olan davada, uzaktan çalışan şahıs hizmet belirlenmesi da’vası açarak, hizmetlerinin işverenin yanısıra fiili çalışmaya dayandığını ileri sürdü ve yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etti. İş mahkemesi isteği kabul etti.

Sosyal Emniyet Kurumu (SGK) itirazda bulundu yalnız bölge adliye mahkemesi SGK’nın itirazını re’ddetti.KENDİ ADINA BAĞIMSIZ ÇALIŞMA MI, İŞVERENE HİZMET SÖZLEŞMESİ İLE BAĞIMLI ÇALIŞMA MI?

Temyiz müracaatı üstüne dosyayı görüşen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (Esas No: 2021 / 1489, Karar No: 2021 /13086) içtihat niteliğinde bir karar verdi. Yargıtay kararında, ilerleyen teknoloji, insan ihtiyaçlarındaki çeşitlilik ve artış, insanların geçim kaynağı sağlama hususundaki yeni yaklaşımları ve değişen sosyo – ekonomik yapının yeni istihdam ilişkilerinin doğmasına ve çalışma hayatında, kanunlarda düzenlenmemiş (atipik) sözleşmelerin meydana çıkmasına yol açtığı vurgulandı. Sözleşmenin “hizmet akdi” olarak kabul edilip edilmemesinin sigortalılık statüsünün belirlenmesinde değişiklik yarattığına ilgi çekilen kararda, son senelerde internet üzerinden yalnızca mal alışverişinin yapılmadığı, hizmet alımı ya da yapıt alımı sözleşmelerinin de olası duruma geldiği kaydedildi. Yeni çalışma modellerinin ileride daha da artacağına ilgi çekildi.
Hizmet akdini, hususu iş görme borcu doğuran başka sözleşmelerden ayıran asli öğenin bir işverene “alışkanlık” bulunduğu vu’rgulanan kararda, kanunlarda tanımlanmayan (atipik) hizmet ilişkilerinde alışkanlık öğesinin değiştiği, elastik çalışmaya dönüştüğü kaydedildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.