Kategoriler
Genel

SOĞAN

Soğanları ucuza satmamak amacıyla bakın ne yaptılar!
Market fiyatları ile yapımcı arasındaki fiyat farkı her geçtiğimiz gün açılıyor. Üreticiler de mallarının ucuza gitmemesi amacıyla son günlerin modası durumuna gelen satmama, bekleme yoluna gittiler.

Ankara’da üretim maliyetini karşılayamadıkları soğanları satamadıkları amacıyla depolara kaldıran çiftçiler, ürünlerinin çürümesinin önüne geçemedi. Meyve sebze durumundeki komisyonculardan dert yanan yapımcılar, ellerindeki ürünün durumda 10 katına satılmasına reaksiyon göstererek Hal yasasının bir an evvel yürürlüğe girmesini istedi.


Başkentte hasatını aylar evvel gerçekleştirdikleri soğanların maliyetini karşılamayan çiftçiler, ürünleri depolara kaldırdı. Sofralarda konumunu alması gereken soğanlar ise havaların ısınmasıyla beraber depolarda çürümeye yüz tuttu. Kendilerinin “stokçu” olarak anılmasından rahatsız olan yapımcılar ise problemin asıl kaynağı olarak meyve sebze durumu satıcılarını gösterdi.

Ürettikleri soğanın kilosunun 50 kuruştan ellerinden çıkmasına karşın durumda 5 liradan satılmasına karşı çıkan çiftçiler, bütün maliyetlerin kendilerine ait olmalarına karşın karı elde edenin hal sahipleri olduklarını söyledi. Komisyonculardan dert yanan Ankaralı soğan yapımcısı Mehmet Kubat, yalnızca kendi canlarının değil, durumdan çıktıktan sonra markete gidene kadar zamlanan ürünleri f’ahiş fiyata alan tüketicilerin de canının yandığı belirtti. Tek çözümün Mecliste görüşmeleri devam eden Hal yasasının döneme girmesi olacağını ifade eden Kubat, yetkililerden yardım isteyerek pro’blemlerin ortadan kaldırılmasını talep etti.


Haldeki satıcıların karı yüksek tutmak amacıyla kanuna aykırı şirketler kurduklarını ileri süren Çiftçi Mehmet Kubat, “ Ürünleri tarladan kaldıralım burada kalmasın dedik. İşçi maliyetleri de yüksek, işçi sorunu da oldu. Maliyetlerimiz de baya yükseldi. Tarlada satışa sunduk alan olmadı. Bu ürünün maliyeti aşağı yukarıya kilo başına 70 kuruş ile 1 lira 20 kuruş arasında. 120 kuruşu mal ettiğimiz ürüne 50 kuruş verdiler. Burada bizim elimizden 50 kuruşa alıyorlar. Halde 1 lira 20 kuruşa, 2 liraya veriyorlar. Halde çiftçinin malı satılıyormuş gibi yapılıyor. Çiftçinin eline geçtiğimiz 50 kuruş. Burada ezilen yapımcıyle tüketici oluyor. Ben bunun gübresini, mazotunu, elektriğini, işçi maliyetini karşılıyorum, şahsım gece gündüz arkasından koşturuyorum. Ben maliyetini alamıyorum. Biz çiftçinin dertlerinin dinlenmesini istiyoruz. Biz namacıyla stokçuluk yapalım. Ürün tarlada kalmasın, insan kursağına gitsin. Ürünü alan olmuyor. Benim bin ton soğanım vardı. İşçi bulamadığım amacıyla 200 tonu tarlada kaldı. Kalan 800 ton da depoda çürüdü. Yaklaşık 1 milyon lira zararım var. Talebim Hal ya’sası. Bizim dertlerimizi dinlemelerini istiyoruz. Haldeki satıcılar ürünün kaldırılmasını, durumdaki maliyetleri hep bana yüklüyor. Kendileri de devletten kaçmak amacıyla arada şirket kurmuş, hepsinde de kendi adamları var. Ürün el değiştikçe karı yükseltiyorlar. Üreticinin eline bir şey geçmiyor. Tüketici de 10 katı çoğunu ödüyor” ifadelerini kulland

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.