Kategoriler
Genel

YALMAN ROK’ETSAN

Türk sav’unmasında geniş spektrumlu at’eş kuv’veti: ROK’ETSAN Yalman
ABD ve Rus muadillerini numune gösteren uzmanlar, ROK’ETSAN yönünden tasarlanan Yalman’ın manevra birliklerine hava sav’unma yetenekleri ile eşlik eden, aynı vakitte kara amaçlerine karşı da geniş spektrumlu ateş kuv’vetinü bir araya getiren istikamette ilerlemesinin daha makul olacağını belirtti.
Dr. Can Kasapoğlu, ROK’ETSAN yönünden tasarlanan Yalman sil’ah sistemini ve Türk sav’unma sanayisine katkılarını AA Analiz’e değerlendirdi.

Geçtiğimiz zamanlarda ROK’ETSAN, orjinal ve etkili bir çözümü kamuoyu ile paylaştı. Cirit ve Umtas roketlerini aynı kulede bir araya getiren Yalman sil’ah sistemi ileriki vadediyor. Zira tasarım felsefesi, Türk kara birliklerini ve muhtemel ihraç portföyünü, bilhassa hibrit sav’aş ve harekat ortamında, geniş spektrumlu gözdağlarına karşı büyük ölçüde takviye edecek. Hem de Yalman, yapısal bilhassari nedeniyle çok mühim ve elastik harekat tasarılarına da makul.[1]
– YALMAN HANGİ DİZAYN FELSEFESİ İLE İLERLEYECEK?

Yalman’ın prototipi, ciddi ve elastik bir ateş kuvvetine sahip. Cirit, süratli ve hareketli yapısıyla, Umtas da IIR (kızılötesi görüntüleyici arayıcı) başlığı, üstün güdüm kabiliyeti ve değişik sav’aş başlıkları seçeneklerinde yüksek tahrip kuvveti ile ön plana çıkan çözümler. Fakat Yalman, prototipinden çok daha çoğu olmaya aday.

Taktik tekerlekli ya da paletli, zır’hlı kara sav’aş platformlarında kullanılmak üzere tasarlanan tek kule & değişik sil’ahlar kombinasyonu kapsamında önümüzde iki ana tasarım felsefesi ve harekat tasarısı temeli bulunuyor. Bunlardan ilki, ABD envanterinde bulunan, alçak irtifa amaçlere karşı hava sav’unma vazifeleri icra etmek, bunu yaparken, aynı vakitte kara amaçlerini de ateş altına alabilecek kabiliyete sahip olmak üzere tasarım edilen, taktik tekerlekli Stryker zır’hlı muharebe tabanlı çözüm. Bahse husus platform, manevra birliklerine eşlik ederek koruma sağlamak üzere tasarlandı. Birçok mühim rakip arasından sıyrılarak başarılı olan Leonardo DRS’in çözümü, Hellfire rok’tleriyle beraber Stinger alçak irtifa hava sav’unma rok’etleri ile 30 mm genelinde bir uçaksavar topunu ve 7,62 mm genelinde bir makineli tüf’eği, kuv’vetli ve elastik bir konfigürasyonda bir araya getiriyor.

Diğer stratejik istikamet ise çok daha “a2ğır” ve asimetrik harekat zır’hlı birliklerin korunması lüzumsinimi öncelikli tasarım felsefesi. Rusların, T-72 ana muharebe tan’kı platformu üstüne kurguladıkları, Terminatör-2 zır’hlı muharebe aracı, belirti edilen çerçeveye iyi bir numune teşkil ediyor. İncelemeye husus kara sav’aş aracında amaç, zır’hlı birliklere, kendileri amacıyla çok tehlikeli olan meskun mahalde destek verecek, çok yönlü at’eş kuv’vetinü bir ana muharebe tankı platformunda bir araya getirmek. Terminatör-2, 9M120 Ataka güdümlü tan’k-sav’ar rok’etleri, iki adet 30 mm top, iki adet bom’ba-atar ve 7,62 mm bir makineli tüf’ek ile tam bir kara sav’aş aracı. Terminatör-2’nin yeni varyantlarının T-72 yerine T-90 ana muharebe tankı platformları üstüne kurulacağını da ekleyelim.[2]

Yalman’ın ilk tasarım felsefesi istikametinde, yani, manevra birliklerine hava sav’unma yetenekleri ile eşlik eden, aynı vakitte kara amaçlerine karşı da geniş spektrumlu at’eş kuv’vetinü bir araya getiren istikamette ilerlemesi, kanımızca daha makul olacak. Bir diğer ihtimal da sav’unma ekonomisi üstüne mümkün ek maliyeti göze alıp, iki ayrı varyant üzerinden ilerlemek.

– YALMAN SİSTEMİ İÇİN SUNGUR HAVA SAV’UNMA FÜZ’ESİ KONFİGÜRASYONU SEÇENEĞİ

Halihazırda parlak bir sil’ah sistemi olan Yalman, birtakım dokunuşlar ile çok daha yüksek bir muharip değer kazanabilir. Bunun amacıyla benzer segmentteki çözümlere dair literatürü ve trendleri, ROK’ETSAN’ın ve Türk Kara Kuv’vetleri’nin görüşlerine sunmakta fayda var.

Bu kapsamda ilk husus, ABD’nin M-SHORAD (maneuver/short-range air defense) programının araştırma edilmesi ile ulaştığımız neticelar. Birçok mühim rakip arasından sıyrılarak başarılı olan Leonardo DRS’in tasarımı, Hellfire roketleri ile beraber Stinger alçak irtifa hava sav’unma rok’etleri ile 30 mm genelinde bir uçaksavar topunu ve 7,62 mm genelinde bir makineli tüf’eği, kuv’vetli ve elastik bir konfigürasyonda bir araya getiriyor.

Elbette, Yalman konfigürasyonuna güdümlü rok’etler dışında makineli tüf2ek gibi sil’hlar eklemlenmesi, ilk olarak Türk Kara Kuv’vetleri’nin lüzumsinimleri kapsamında belirlenecek. Dolayısıyla, bu tür bir makalede, harekat lüzumsinimi kapsamındaki taktik mülahazalara dair bir konfigürasyon analizi gerçekleştirmek doğru olmaz. Eğer tercih edilirse, Türk sav’unma sanayisi, bu segmentte de milli çözümler geliştirmeyi başardı.

Esasen, Yalman’a büyük fark katabilecek diğer bir seçenekten söz edebiliriz. Türk sav’unma sanayiinin milli alçak irtifa hava sav’unma rok’etsi çözümü olan Sungur, Yalman kapsamında, taarruz helikopterleri ya da sabit kanatlı hafif taarruz uçakları gibi yakın hava desteği platformları karşısında çok faydalı olabilir. ROK’ETSAN, Sungur’un 8 kilometre maksimum etkili menzile sahip bulunduğunu ve 4 kilometre irtifaya kadar geniş bir amaç setine karşı başarı gösterebileceğini belirtiyor. Sungur’u özel bir sil’ah yapan hususlar ise etkili menzili kadar, üstün güdüm sistemleri ve HERİKKS (Hava Sav’unma Erken İkaz ve Komuta Kontrol Sistemi) ile entegre, ağ-merkezli bir mimari içersinde çalışabilmesi. Zira, yeterli duyarga füzyonu ve ağ-merkezli mimari olmadan lüzum hava sav’unma sistemlerinin lüzum kara sav’aş araçlarının nasıl av olma ihtimalini, 2. Karabağ Sav’aşı sırasında, Azerbaycan Sil’ahlı Kuv’vetleri karşısında Ermeni öğelerinın imhası ile müşahede ettik.

Yalman’da değerlendirilen sahip olunan roketlerin, birtakım sınırlı hallerde çok alçak irtifadaki amaçlere karşı etkili olacağı özetlenebilir ve bu ifadenin haklılık payı da kuramsal düzeyde olacaktır. Bununla beraber, Sungur gibi daha bütüncül bir hava sav’unma caydırıcı kapasitesinin ehemmiyetini kavramak amacıyla, yakın sav’aş tarihimize göz atmak ve Fırat Kalkanı Harekatı’nı anımsamak zorundayız. 24 Kasım 2016’da Suriye Arap Hava Kuv’vetleri’ne bağlı, sil’ahlandırılarak hafif taarruz uçağı halina getirilmiş L-39 Albatros, büyük ihtimalle Kuveyres Üssü’nden kalkarak Suriye’de terörle mücadele harekatı icra eden Türk birliklerine bir hücum düzenlemiş ve dört ş’ehit verilmiştir. İleri hatlarda vazife yapan birliklerle hareket edebilecek, hava sa’vunma vazifelerinde de etkin biçimde kullanılabilecek bir platform ile bu tip taarruzların akamete uğratılması mümkündür. Bu noktada, Zıp’kın ve Atakan gibi çözümler akla gelebilir. Öte yandan, salt hava sav’unma vazifelerine makul silahlarla mücehhez söz hususu platformların, hibrit savaş gibi komplike teh’ditlerin bulunduğu bir ortamda, geniş spektrumlu lüzumsinime yanıt vermesi mümkün görünmüyor. Oysa, anladığımız kadarıyla, Yalman ile amaçlenen tam da bu, yani, çok sayıda kategorik teh’dide karşı tek bir çözümle mukabele etmek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.